close up of cat
Photo by Henda Watani on Pexels.com

Goblin modundayım. Dokunmayın!

0 Shares
0
0
0
0
0

Sizde de fırtınanın gözünde yaşıyor gibi bir his var mı? Sürekli şiddetini artıran. Kararan. Ve her yeri daha da karartan.

Sanırım lanetlenen dünyanın cezasını çeken çocuklarıyız. Sadece cezasını çeken değil, üstüne geleceği için sorumluluk almak zorunda olan. Her gün ayağa kalkıp, fiziki ve ruhani olarak hayata tutunmaya çalışan. Aynı zamanda iyi ve sorumlu birey olarak sorumluluklarını sürdüren. Zor. Yorucu.

İşin trajik tarafı, tüm bu durumun sorumlusunun da bizzat insanın kendisinin olması. Sahi, insanlık olarak gemiyi artık iyice azıya almadık mı?

Geldiğimiz noktaya bir bakın. Dünya tarihine acı ve kanla yazılmış savaşlar yeterince ders vermemiş olacak ki sürekli olarak yenilerine tanık oluyoruz. Savaşların olduğu yerlerde yeni dramlar yaşanırken, dünyanın geri kalanında ölümler bile birer sayıdan farksız, acımasızca sıradanlaşıyor.

Kimsenin farklılıklara tahammülü kalmadı. Farklı düşünceler, inançlar, yaşam tarzları, tercihler… Ya bizdensin artık ya da geri kalan diğerlerinden.

Su götürmez gerçeklikle ilgili temel sorunlarımız var. Bunlarla ilgili bir uzlaşı noktamız da yok. Gerçeğin kendisinin bile tartışıldığı ve utanmaz çıkar ajandalarına göre çekiştirildiği bir noktadayız.

Dünya pandemi salgını, ekonomik çöküş ve üçüncü dünya savaşı arasında bir noktada günü kurtarmaya çalışırken, bir grup insan da iklim krizi, eşitlik, özgürlük gibi meseleler için bir arpa boyu yol gidebilmek adına uğraşıyor.

İkiyüzlülüğü ve doymak bilmez açgözlülüğü ile insan sadece ve sadece tüketiyor. Daha fazla tüketmek için de hep daha fazlasını istiyor. Daha fazla para, daha fazla iktidar ve daha fazla güç. Bir yandan da aslında tükettiğinin kendisi olduğunu unutarak…

Çıkış yolu olarak goblin modu!

Tüm bunların sonucunda karanlık bir ruh hali ortaya çıkmış durumunda.

Yılın kelimesi ‘goblin modu’ aslında bu ruh halini tarif ediyor. Kavramsal olarak ‘dış dünyaya iyi yüzlerini göstermek zorunda olan insanların bunalmışlık hissini ve buna verdikleri tepkiyi’ yansıtıyor.

Goblin modundaki insan, sosyal normlara göre hareket etmeyi reddediyor, tembellik yapmaktan, toplumun dayattığı sorumlulukları yerine getirmemekten rahatsızlık duymuyor. Bir nevi her şeyi yokuş aşağı bırakarak ‘cin moduna’ geçiyor.

Bu ruh haline giden yol pandemi ile başladı. Hatırlayın, pandemide eve kapanan insanlık bir anda sağlıklı beceriler sergilemek konusunda ekstra özenli davrandı. Sonra ne oldu? Salgının bitmek bilmez etkileri ve bu yetmiyormuş gibi dünyanın uğraşmak zorunda kaldığı pek çok sorun insanların alışılmış bazı ezberler ve toplumsal baskılar karşısında fişi çekmesine neden oldu.

Büyük hasar vermek yerine sigortaların atarak elektriği kesmesi gibi. Zihin de tüm bu sorunlardan aslında bir kaçış olarak 'cin moduna' geçmeyi, görünmez olurken görece dilediği gibi yaşamayı ve baskılardan uzak kalmayı hedefliyor.

Dedim ya, lanetlenen dünyanın cezasını çeken çocuklarıyız. Sanırım insanlık daha önce hiç bu kadar ‘sıkışmış’ durumda ve çıkış arayan ruh halleri içinde olmamıştı. Onun için de belki hepimiz bugün biraz ‘goblin modundayız’!

Yine de her şeyi tercihlerimiz belirliyor. Ya görünmez olup akışa kapılacağız, ya da mücadeleden vazgeçmeyip dünyayı değiştireceğiz.

Kişisel olarak konuşursak, benim tercihim ilki olmayacak…


Yorum Yap