person standing on arrow
Photo by Vicky Tran on Pexels.com

Adım adım da olsa harekete geçme zamanı!

0 Shares
0
0
0
0
0

'En önemli … sorunları bencillik, açgözlülük ve ilgisizliktir.' Gus Speth

Boşluğu dilediğiniz gibi doldurabilirsiniz. Bugün yaşadığımız pek çok soruna cuk oturur.

Ama, Gus Speth bu sözü ‘çevre’ için söylemiş. Haksız değil. Bugün yaşadığımız hemen tüm çevre sorunlarının temelinde maalesef insan kaynaklı konular bulunuyor.

Hep konuşuyoruz. Doğa ile insan arasında çok temel bir fark var. Doğanın gizli bir ajandası yok. Ama insan öyle değil. Gelişmiş manipülasyon becerilerine sahip. Gelişkin beyin, gerçeklere dayalı rasyonel ve akılcı kararlar yerine tamamen aksi yönde davranış ve düşünce kalıpları içinde geçecek kayıtsız bir hayat için gereken her şeyi yapıyor.

Doğa ise böyle değil. Tutarlı ve net. Çok ağır müdahalelere, uyum sağlamasına imkân tanımayacak hızda olan değişimlere, sonsuzca tüketilmeye ve böylece tüm dengesinin bozulmasına tahammülü yok!

Bugün, yeryüzünde yaşadığımız felaketler; yangınlar, seller, kuraklık, eşi görülmemiş fırtınalar işte bu doğa ve insan arasındaki dengenin insan lehine ve çok çarpık şekilde bozulmasından kaynaklanıyor. İklim krizi bozulan bu dengenin sorumlusu değil; tersine sonucu.

İnsan varoluşsal bir sorunun tam da göbeğinde. Üzerinde yaşadığı gezegenin sonunu getirmek için hoyratça bir çaba içinde. Ama aslında çok büyük bir hızla duvara doğru gittiğinin ve esas zararı kendisinin göreceğinin farkında değil.

Ya da aslında farkında. Ama bununla ilgili bir şey yapmıyor. Ya bugün hala bu konuları anlamakta ve kabul etmekte zorlanıyor ya da daha kötüsü tüm bilimsel gerçeklere rağmen bu konuların doğru olmadığını düşünüyor. Bir başka seçenek de konuyu kendinden çok büyük bir mesele olarak görerek direkt reddetmek. Yani, bununla ilgili ne yapacağını bilememek veya kendinde bir sorumluluk görmemek. Konuyu başka yerlere, kurumlara adreslemek…

Sorunun kaynağı olan insan çözümün de anahtarı!

Bugün yaşadığımız ve giderek daha sert sonuçlarına tanık olacağımız iklim ve çevre sorunları insan kaynaklı. Çözümü de insanda.

Elbette devletlerin, kural koyucuların, büyük kurum ve örgütlerin bu konularla ilgili samimi, yapıcı ve dönüştürücü tedbir alması şart.

Ama bireysel olarak da buna karşı yapabileceğimiz pek çok şey olduğunu unutmayalım.

Sağlıklı ve sürdürülebilir bir gelecek için, hepimizin, küçük adımlarla olsa da eyleme geçmekle ilgili sorumluluğu var.

Diyelim siz de sorumluluk sahibi birisiniz. Daha iyi bir dünya yaratmak, topluma yardım etmek, çevre sorunlarıyla mücadele etmek için isteğiniz var. Ama daha denemeye bile başlamadan kendinizi küçük, zayıf ve mağlup hissediyorsanız şunu unutmayın: Harekete geçmek ve değişimi tetiklemek için gerçekten kusursuz ve muhteşem sonuçlara ihtiyacınız yok. Moralinizin bozuk olduğunu hissettiğinizde, kendinize Adrienne Maree Brown'ın acil strateji ilkesini hatırlatın: "Küçük iyidir, küçük her şeydir. Öncelikle, bireysel katılımımızın değerli olduğuna inanmalıyız.”

Evet, sorun ne kadar büyükse, gözümüze o kadar az çözülebilir görünür ve bu nedenle bir şey yapmak yerine -hiçbir şey- yapmamamız daha olasıdır. Yani, daha başlamadan bitiririz. Bunu düzeltmek için, kendimize küçük de olsa eylemin her şey olduğunu ve esas olanın bu olduğunu sürekli hatırlatmamız gerekiyor.

Kahraman beklemeyin!

'Gezegenimiz için en büyük tehdit, onu bir başkasının kurtaracağına olan inançtır.’ diyor Robert Swan

Haksız değil! Süper kahramanlar gelmeyecek. Ya da bir gün uyandığımızda, keşfedilen bir teknolojinin tüm bu sorunları hızla ve tek seferde hallettiğini görmeyeceğiz.

Kendi yarattığımız sorunları, yine kendimiz çözeceğiz. Değişim, ufak hareketlerle bile olsa, yine bizlerden başlayacak.

Hepimizin, sağlıklı ve sürdürülebilir bir gelecek için küçük adımlarla olsa da eyleme geçmekle ilgili sorumluluğu var. Dolayısıyla, artık harekete geçme zamanı…


Yorum Yap