black liquid mixed with water
Photo by MART PRODUCTION on Pexels.com

'Kara Cuma’ yaklaşıyor. Hazır mıyız?

0 Shares
0
0
0
0
0

Geldiğimiz hale bir bakın!

Sanayi devrimiyle birlikte patlayan üretim modelleri, tüketim pratiklerini de değiştirdi. Pazarlamanın da katkısıyla, ne pahasına olursa olsun sürekli tüketmeye odaklı bir ‘tüketici’ formu gelişti. Modernleşme ve kentleşme daha fazlasını istemenin; bunun için ne pahasına olursa olsun daha fazla kazanmanın ve böylece daha fazla tüketmenin kisvesi oldu.

Üstüne, mutlu ve iyi olma hali de tüketime endeksli hale geldi. Sosyal medya, bunu görselleştirdi ve gözler önüne serdi. Daha iyi arabalarda, daha iyi evlerde, tatillerde, fantastik sofralarda, lüks markalar dünyasında aradık bu mutluluk ve iyi olma hallerini. 

İşte trajedi de burada! Başkalarında gördüğümüz kadar ulaşamadıysak bunlara; yılgın, yenilmiş ve kötü hissettik kendimizi. Onun için daha çok almak, daha çok yemek, daha çok gezmek, daha çok yapmak, yani her şeyi daha çok tüketmek üzerine bir amaç edindik.

Tüketmenin laneti!

Şimdi önümüzde yılbaşına dek sürecek çılgın alışveriş fırsatları mevsimi var. Yine tek gecelik kaçmaz fırsatlar saracak etrafımızı.

Bu fırtınaya biraz farkındalıkla girmenin çok faydası olabilir. Çünkü, bir ürün satın alındığında; o ürünün yapılması, taşınması, kullanılması ve nihayetinde yok edilmesinden kaynaklanacak ve tüm gezegeni etkileyecek bir dizi problem ortaya çıkıyor. Karbon emisyonları, plastik kirliliği, su tüketimi vs. bunların başında geliyor. Gezegene olumsuz etkilerinin yanında; üretim koşulları, çalışan hakları, adalet gibi konulara girmiyorum bile…

O halde,

- Evinizi şöyle bir gözden geçirin. Sahip olduğunuz eşyaların kaç tanesi gerekli? Gerçekten bu kadar eşyaya ihtiyacımız var mı? Evin sahibi siz misiniz yoksa eşyalarınız mı? Hiç kullanmadığınız, hatta görmediğiniz eşyalarla dolu bir evde kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

- Devam edelim. Açın gardıroplarınızı. Birkaç kilo verince giyerim diye sakladığınız kaç kıyafetiniz var? Ya da aylardır yüzüne bile bakmadığınız? Ayakkabılar, çantalar, kemerler, kravatlar… Sahi, ne kadarına ihtiyacınız var?

- Gerçekten daha fazlasına, daha yenisine ve farklısına ihtiyacınız var mı? Bozulanı tamir etmek, yenisi yerine az kullanılmış alternatifleri düşünmek, hiç kullanmadığımız eşyaları ve kıyafetleri başkalarının kullanımı için mevcut ikinci el platformlarında değerlendirmek; böylece ürünlerin kullanım ömrünü artırmak yararlı olmaz mı? 

Şimdi, çılgın alışveriş günlerinde önünüze gelecek o çok çekici satın al’ tekliflerine evet demeden önce kendinize iki, hatta üç kez sorun: Buna gerçekten ihtiyacım var mı? Neden alıyorum? Ne kadar kullanacağım? Ürünün çevreye zararı var mı?

İnanın, akıllı tüketim ve sadeleşmeyle sağlayacağınız toplam fayda tahmininizin çok ötesinde olacak. Hem ekonomik hem de çevresel…


Yorum Yap