photo of ride on tractor during sunset
Photo by Tabitha Mort on Pexels.com

Sürdürülebilir Tarım

0 Shares
0
0
0
0
0

Hangisini yemeyi tercih edersiniz? Daha doğal olarak yetiştirilen yiyecekler mi yoksa kimyasal gübrelerle zenginleştirilmiş yiyecekler mi? Cevap açık! Elbette hepimiz kimyasal ve yapay katkılar içermeyen doğal yiyecekleri tercih ederiz. Ancak, böyle bir tercih yapmak gerçekten elimizde mi?

Bugünlerde ne yediğimiz konusunda çok daha hassasız ama bu, özellikle Covid ile ortaya çıkan yeni bir trend değil. 1893-1925 yılları arasında Almanya'da sağlıklı ürünlerin satıldığı 'reform mağazaları' vardı. Bu nedenle, doğal (ve sağlıklı) gıda, en azından bazılarımız için yıllardır bir endişe kaynağı durumunda.

Buna rağmen, bugün tükettiğimiz gıdaların çoğu, endüstriyel tekniklerle sanayileşmiş tarım kullanılarak üretiliyor. Elbette, insan ve gezegenin sağlığını tehdit eder şekilde…

Seri üretimde yeni dönem: Sanayileşmiş Tarım

Tarımın sanayileşmesi, küresel açlığı çözmenin ve gıda arzını daha verimli hale getirmenin bir yolu olarak II. Dünya Savaşı'ndan sonra başladı. Bu da tarım modellerini farklılaştırarak seri üretimi tetikledi.

O zamandan beri, tarım dünyanın en büyük endüstrisi haline geldi. Sektör, bir milyardan fazla insanı istihdam ediyor ve yılda 1,3 trilyon doların üzerinde gelir yaratıyor. Mera ve ekili alanlar, Dünya'nın yaşanabilir topraklarının yaklaşık yüzde 50'sini kaplıyor ve çok sayıda tür için yaşam alanı ve yiyecek sağlıyor.

Evet, tarım endüstrisi tüm dünyayı besleyen bir dev. Yine de, bu küresel endüstri büyük bir zorlukla karşı karşıya. Dünya nüfusu arttıkça gıda ihtiyacı da artıyor. 2050 yılına kadar 9,7 milyara ulaşması beklenen nüfusa yeterli gıdayı sağlamak için, önümüzdeki 30 yıl içinde gıda üretimini yüzde 70 oranında artırmaya ihtiyaç var.

İşte trajedi: Dünyada üretilen tüm gıdanın üçte biri, açlık sınırında yaşayan 1 milyardan fazla insana rağmen çöpe gidiyor!

Ve işte iki ucu keskin diğer konu: Artan nüfusu beslemek için daha fazla yiyeceğe ihtiyacımız var (yüksek miktarda gıda israfı olmasına rağmen), ancak bunu sağlayacak sanayileşmiş tarımın da birçok zararı var.

Niye? Çünkü sanayileşmiş tarım, gübre, böcek ilacı ve antibiyotik gibi kimyasal girdilere dayalı olarak üretim yapar. Bu da, her şeyden önce, hepimiz için açıkça sağlıksız gıda demektir! 

Ek olarak, tarım endüstrisinin kendi çevresel etkisi vardır. Tropikal ormansızlaşmanın yüzde 80'inden sorumludur. Ormanları ne kadar çok tüketirsek, iklim değişikliğini o kadar hızlandırırız.

Kahraman: Sürdürülebilir Tarım?

Bir şeye -sürdürülebilir- demek için o konunun üç ana ayak üzerinde durması gerekir: İnsanlar, gezegen ve ekonomi. Bu nedenle, sürdürülebilir tarım üç ana hedefi takip etmeyi amaçlar: Sağlıklı çevre (gezegen), ekonomik karlılık ve sosyal ve ekonomik eşitlik (insanlar).

Sürdürülebilir tarım sadece organik gıda üretmek değildir. Bütünüyle bir ekosistemdir.

Çevreye minimum düzeyde etki ederken, uzun vadeli mahsul ve hayvancılık üretmeye odaklanan bir tarım türüdür. Bu tür tarım, gıda üretimi ihtiyacı ile çevredeki ekolojik sistemin korunması arasında iyi bir denge bulmaya çalışır.

Gıda üretmenin yanı sıra, su tasarrufu, gübre ve pestisit kullanımının azaltılması ve yetiştirilen ürünlerde ve ekosistemde biyolojik çeşitliliğin teşvik edilmesi gibi sürdürülebilir tarımla bağlantılı çeşitli konular da var. 

Pestisitlere ve herbisitlere aşırı bağımlılık, yalnızca ekosistemler için değil, çiftçiler ve ailelerinden başlayarak insan sağlığı için de yüksek riskler taşıyor.

Su kıtlığı, insanlığın karşı karşıya olduğu en acil krizlerden biri. BM'ye göre, kirlilik, iklim değişikliği ve artan talep nedeniyle 2050 yılına kadar 5 milyardan fazla insan su sıkıntısı çekebilir. Tarımı daha sürdürülebilir kılmak için su kullanımını azaltmanın ve su yollarını temiz tutmanın yollarını bulmak kritik önemde.

Sürdürülebilir tarım, ayrıca çiftçiliğin ekonomik istikrarını korumaya odaklanır ve çiftçilerin yaşam kalitelerini iyileştirmelerine yardımcı olur.

Çiftçilik, ancak çiftçiler ailelerini geçindirebilirse sürdürülebilir olarak adlandırılabilir. Küçük ölçekli çiftliklerin çoğu aile emeğine güvenirken, daha büyük çiftlikler çok sayıda işçi çalıştırma eğilimindedir. Bu nedenle örneğin çocuk işçi çalıştırma konusu çözülmesi gereken sorunlardandır.  

Tarımda toplumsal cinsiyet eşitliği!

Son olarak, dünyadaki çiftçilerin neredeyse yarısı kadın olsa da, birçoğu yasal veya kültürel kısıtlamalar nedeniyle mülk, ağaç ya da tarla sahibi olamıyor. Ayrıca, sıklıkla eğitime erişimleri engelleniyor ve örneğin tarım kooperatiflerinde karar alma süreçlerinden dışlanıyorlar. Ancak araştırmalar, çiftçi topluluklarında cinsiyet eşitliğinin gıda güvenliği ve yoksullukla mücadele için kesinlikle hayati olduğunu gösteriyor.

Gıda ve Tarım Örgütü'ne göre, kadın çiftçiler kaynaklara ve fırsatlara eşit erişime sahip olduklarında mahsul verimliliğini yüzde 20 ila 30'a kadar artırıyorlar. Kadınların gelirlerini ailelerinin sağlık ve eğitimine yatırma olasılıkları daha yüksek olduğundan, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması çocukların refahı üzerinde de önemli bir etkiye sahip. Kadınların düşük gelirli ülkelerde tarımsal işgücünün yüzde 40'ından fazlasını oluşturduğu göz önüne alındığında, toplumsal cinsiyet eşitliği sağlıklı ve yaşanabilir bir gelecek için yaşamsal önemde konuların başında geliyor.

Hepimizin sorumluluğu var!

Gıda sistemine dahil olan herkes - düzenleyiciler, yetiştiriciler, gıda işlemcileri, kooperatifler, perakendeciler, tüketiciler - sürdürülebilir bir tarım sisteminin sağlanmasında bilinçli şekilde doğru rol oynamalı. Bu, insanlığın ve gezegenin varlığını ve sağlığını doğrudan etkileyen çok önemli bir sorumluluk… 

Bireyler olarak, bize de büyük görev düşüyor. Ancak, bireyler olarak biz neler yapabiliriz başka bir yazının konusu olacak…


Kaynaklar:

https://sarep.ucdavis.edu/sustainable-ag

https://www.worldwildlife.org/industries/sustainable-agriculture

https://unfccc.int/news/nations-and-businesses-commit-to-create-sustainable-agriculture-and-land-use

https://study.com/academy/lesson/what-is-sustainable-agriculture-definition-benefits-and-issues.html

Yorum Yap