yellow flag on boat
Photo by Pixabay on Pexels.com

40.000 km/saat hızla hareket eden uzay çöpleri!

0 Shares
0
0
0
0
0

Her yıl gezegene 2.12 milyar ton atık yani çöp bırakıyoruz. Bu rakamı gözünüzde canlandırmanız için çarpıcı bir örnek vereyim: Tüm bu atıklar, birbiri ardına dizilmiş kamyonlara yüklense bu kamyonlar dünyanın çevresini tam 24 kez turlayacak uzunlukta olur!

Ama konumuz bu sefer yeryüzünde değil, gökyüzünde yarattığımız ama çıplak gözle görmemizin mümkün olmadığı çöplerimizle ilgili. Üstelik sabit değil, hareketli olan ve her geçen gün farklı tehlikelere gebe olan bir çöplük…

NASA, uzay çöpü olarak sınıflandırılabilecek; 10 santimetreden büyük, yaklaşık 27.000 insan yapımı nesne olduğunu tahmin ediyor. Bu çöpler dünya yörüngesinde dönmeyi sürdürüyor. Ne şimdi ne de gelecekte insanlığa bir yararları yok. Çünkü bunlar eski uydular, roket ve uzay aracı parçaları. Daha doğrusu kalıntıları…

Yörüngede artık, aktif uydulardan daha fazla işe yaramayan uzay çöpleri var. Evet, uzay büyük bir yer. Ancak yörüngede yerleşik hızla hareket eden çöp miktarı son altmış yılda istikrarlı bir şekilde arttı. Uzay ajansları, askeri ve özel operatörler, casusluk ve navigasyon, bilimsel görevler, iletişim ve daha fazlası için binlerce uydu fırlattı. Dünya'nın yörüngesi artık endişe verici boyutta kalabalık bir yer haline geldi.

Sadece Dünya'nın yörüngesine değil, Ay yüzeyine de çöplerle izimizi bıraktık. Bugün itibariyle Ay yüzeyinde 190.000 kg atık bulunuyor. Bunlar arasında 3 uzay arabası ve onlarca teçhizat var.

Uzay çöplerinin tehlikesi!

Yörüngede hareketli halde olan uzay çöpünün 8.000 tondan fazla olduğu tahmin ediliyor. Bunlar, diğer nesnelere ve aslında aktif uydulara da çarpma riski taşıyor. Ve elbette, bu haliyle bırakıldığında, yüzlerce ve binlerce yıl boyunca havada kalma potansiyeline de sahipler.

Peki bu ne demek? Biraz da geçmişten örneklere bakalım…

Şubat 2009'da, operasyonel bir Iridium iletişim uydusu, saatte 42.000 km hızla, artık kullanılmayan bir Rus askeri uydusuna çarptı. Sibirya'nın sadece 770 km yukarısında gerçekleşen bu olay, bugün halen aktif uyduları tehdit etmeye devam eden binlerce parça uzay çöpü oluşturdu.

2007'de Çin, eski bir hava uydusunu bir füzeyle yok etti ve düşük Dünya yörüngesindeki uzay enkazı miktarını artırdı. ABD ve Hindistan sırasıyla 2008 ve 2019'da aynı yolu izleyerek yörüngeyi daha da karmaşık hale getirdi. Rusya, geçen yıl eski bir uydusunu füze ile patlatarak, gezegeni yıllarca çevreleyecek 1.500'den fazla atık parça yarattı.

Sorun şu ki, bu yüksek hızlı çöpler arasındaki çarpışmalar daha da fazla çöp yaratıyor. En kötü durum senaryosu, Dünya yörüngesinde domino etkisiyle durdurulamaz bir çarpışma dizisi olan Kessler Sendromu. Bu senaryoya göre, birbiri ardına gerçekleşecek çarpışmalar sonucu yörüngede aktif çalışan bir uydu kalmayacak ve bugün uydular aracılığıyla gerçekleştirilen tüm temel faaliyetler için dünya kör ve sağır hale gelecek.

Uydular ve Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri

BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri için uyduların işlevi kritik. Bu konuda Planet Lab’ın CEO’su Will Marshall ve ekibinin yapmış olduğu çalışma detaylı veriler sunuyor. Buna göre, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin 17'sinden tam 12 tanesine bu uydular aracılığıyla ulaşılabileceği düşünülüyor.

Çok temel örneklerle buna bir bakalım. Uydu görüntüleri yardımıyla tarım verimliliği, rezervuar su seviyelerinin geniş ve etkin bir şekilde izlenmesi, ormansızlaşma, suların kirlilik seviyeleri, buz kütlelerinin durumu ve çölleşmenin küresel olarak takibi ve bu olayların önlenmesi için erken uyarı sistemlerinin kurulması gibi alanlarda attığımız adımları belirliyoruz.

İyi bir sağlık ve refaha sahip olmanın yanı sıra kaliteli eğitim konusunda da iletişim uydularının faydaları var. Halihazırda dünya nüfusunun sadece yarısının internete erişimi var ve global bir iletişim uydusu ağı sayesinde altyapının olmadığı, gelişmişliğin az olduğu bölgelere de internet götürülebilir. Bu da tıp ve eğitim gibi alanlarda artan bilgi paylaşımı anlamına geliyor.

Bu örneklerden yola çıkarak bile uyduların ve genel olarak uzay teknolojisinin sürdürülebilir sağlıklı bir gelecek için kritik önemde olduğu söylenebilir.

Dolayısıyla, pek çok noktada tehlike içeren uzay çöplüğü ile ilgili ülkelerin ve uluslararası kuruluşların büyük bir hızla önlem alması gerekiyor.

Bu konuda geçtiğimiz günlerde BM Dış Uzay İşleri Ofisi bir adım atarak, bir yönerge yayımladı. Yayımlanan yönerge sayesinde, uzay enkazının azaltılması ve ulusların ve şirketlerin uzayda nasıl davranması gerektiğinin çerçevesi çizilmeye çalışıldı. Etkin bir faydası olur mu, ilerleyen günlerde hep birlikte göreceğiz.

Ancak, SpaceX gibi özel şirketlerin on yıl içinde 100.000'e kadar yeni uydu fırlatmayı planlaması, bu konularda alınacak önlem ve kararları giderek daha acil ve kritik hale getiriyor.

İnsanlık sadece yaşadığı yer küreyi değil, kısa tarihsel geçmişine rağmen uzayı da çöplük haline getirmeyi başarmış durumda. Şimdi, yine kendi yarattığı sorunlarla mücadele etmek için sözde çözümlerin peşinde koşuyor. Tıpkı bir kedinin kendi kuyruğunu yakalama çabası gibi…


Kaynaklar:

The Guardian Weekly article by Ian Sample

https://www.theworldcounts.com/challenges/planet-earth/waste/global-waste-problem/story

https://www.eco-business.com/opinion/space-junk-what-is-being-done/

https://www.space.com/space-junk-growing-problem-complicated-solution

https://www.nhm.ac.uk/discover/what-is-space-junk-and-why-is-it-a-problem.html

https://www.cnbc.com/2021/05/29/can-new-technology-solve-a-trillion-pound-garbage-problem.html#:~:text=Humans%20generate%20a%20remarkable%20amount,3.4%20billion%20tonnes%20by%202050.

https://iscep.medium.com/daha-i?yi-bir-uzay-teknolojisi-daha-i?yi-bir-dünya-demek-fe98417c3874

Yorum Yap